22 Aralık 2011 Perşembe

Bugday/Mercimek Ekimi

Yagmurlar bu sene biraz gec kaldi ama Aralik ayina girdigimizden beri yuzumuz biraz guldu. Yaz boyu sararmis olan heryer yine basta eksi kulak (bildigimiz eksi kulak degil, gorunusu yoncaya benzeyen sari cicekli soganli bir bitki), ebegumeci, dalleme (iri papatya), cesitli ucguller, vs. ile dolmaya basladi. Simdilik bunlarin boyu cogu yerde bir karis bile degil ama cok gecmeden kimileri neredeye adam boyu olacak. Bu ani cosmaya belki yagmurdan da fazla katki yapan ise gece boyu heryeri islatan cig.

Bu siralar yavas yavas mercimek, bugday, nohut ekim zamani geldi. Bunlari ekmeyi planladigimiz duz alanlar da tabii ki bu otlarla kaplandi. Bir taraftan Fukuoka'nin dogal tarim tekniklerini uygulamaya calisiyoruz ama henuz onun onerdigi gibi bir baklagil ortucu ile tarlayi kaplamayi beceremedik. Ucgul buranin sicagina dayanamiyor, korunga ve yonca gibi yine cok yillik baklagiller de simdilik ayrik ve diger otlari baskilamakta yetersiz. Bu yuzden kendi ektiklerimize bir sans vermek icin bu otlardan en azindan bir sureligine kurtulmamiz gerekiyor. Permakulturce dusunerek bu problemi nasil cozume donusturebiliriz diye dusununce tavuklari devreye sokmaya karar verdik. Dogrusu cok da dusunmek gerekmedi cunku bir tarafta ozellikle eksi kulaga bayilan ve yaz boyu yesil yabani ot sikintisi ceken tavuklar, diger tarafta yesillik dolu bolgeler... cozum ortadaydi.

Iki farkli seviyede 2 kumesi gezdirmeye basladik. Sistem oldukca basit: Tavuklar kabaca 1 hafta icinde bulunduklari yerde yesil ne varsa ya yiyorlar, ya da eselenerek kopariyorlar (dallemelere pek birsey yapmiyorlar nedense), onlari komsu bolgeye alip arkalarindan biz giriyoruz, bir dirgen ile topragi biraz gevsetip icine bugday, mercimek karisimi atiyoruz, sonra tirmikla soyle bir duzeltiyoruz, ardindan bolgenin (kabaca 15 m2) etrafina bakla ve/veya nohut sokuyoruz, uzerine samandan ince bir malc seriyoruz. Sonrasi, tavuklarin ilerlemesi icin 1 hafta daha beklemek.





Kubbe kumesin oldugu seviyede ayrik problemi oldukca kotu. O yuzden bu bolgede sadece dirgen ile gevsetmekle kalmiyor, gevsetilen topraktan ayriklari (bermuda grass) tek tek söküyoruz. Bu haliyle oldukca fazla bir emek istiyor, arti uzun vadede bir ise yaramadigini da hem okuduklarimizdan hem de kendi tecrubelerimizden biliyoruz. Amac kisa vadede son kez bu emegi harcayip ayriga karsi biraz avantaj kazanmak ve arkasindan cok yillik baklagil ortulemesine agirlik vermek.

Iste bu seneki denemelerimizde bizi asil heyecanlandiran kisim da bu. Bu uygulamanin ilhamini bize veren Emre Rona oldu. Esi Melis ile bir sure Datca'da zaman gecirdiler ve sagolsunlar zaman zaman bize yardima geldiler. Bir seferinde bizdeki cok yillik mor fasulye benzeri bir sarmasigi goren Emre, bunun ne oldugunu internetten buldu. Meger bu bitki, ciceleri, yapraklari, ve fasulyeleri tazeyken ve kuruyken yenebilen lablab purpureus imis.





Wikipedia'da bakarsaniz tohumlarinin guzelligini goreceksiniz.Biz harika ciceklerinden ve azot baglama ozelliginden dolayi bu bitkiyi arazide yaygin olarak kullanmayi zaten dusunuyorduk ancak hakkinda biraz okuma yapinca aklimiza bunu Solitude Farm'daki black velvet bean benzeri bir sekilde yer ortucu olarak kullanma denemesi yapmak geldi. You Tube'da seyrettigimiz bir video'da tek yillik black velvet bean'lerin arasina pirincleri serpip sonra bunlari diplerinde keserek bir hali gibi topluyorlar, sonra da yine bir hali gibi mulch olarak tohumlarin uzerine serpiyorlar.

Lablab'in tohum kesecikleri daha yeni yeni olgunlasiyor, biz de olgunlasanlardan alip alelacele bugday/mercimek alanlarina kabaca 2m. ara ile ekiyoruz. Ama tohumlarin olgunlasmalarindan da belli ki su siralar asil ekim zamani degil. Fotograflarda kesik pet siselerin altinda onlar var. Henuz bir cimlenme olmadi. Ekimi bir kez daha baharda deneyecegiz. Tabii bu sefer biraz boylanmis olan bugdayin arasina girip, kucuk alanlar acarak ekmemiz gerekecek. Pet siseleri hem yerleri belli olsun hem de ufak bir sera etkisi yaratabilelim diye koyduksak da birer ikiser kopeklerin agzinda oyuncak haline geldiler.

Lablab bu ortamda gelisecek mi, gelisirse yer ortucu olarak yabani otlari baskilayacak bir yogunluga erisebilecek mi, ekim oncesi dipten kesildiginde tekrar buyuyebilecek mi? Bunlarin hepsi su asamada bilinmez. Ama eger basarili olursa Datca'da Fukuoka tarzi tarim icin buyuk bir asama kaydetmis olacagiz, bu kesin.

1 yorum:

akirazci dedi ki...

Merhabalar,
Merak ettim, neler yapıyorsunuz bir bakayım dedim. Lablab fasulyeyle karşılaşınca dayanamadım. İş yerimle ev arasında bir binanın önünde bu bitkiyi görürdüm. Ne olduğunu bilmeden çiçeklerinin güzelliği ve bakla türü birşeye benzemesi nedeniyle tohumlarını toplamıştım. Yenilebilir olduğunu bilmiyordum. Sayenizde bitki hakkında bilgiye ulaşmış oldum. Ellerinize sağlık.
Sevgiler.
Alaattin Kirazcı