1 Ekim 2009 Perşembe

Tokat'in Selden Kurtulusu (Swale Kullanimina Muhtesem Bir Ornek)

Biliyorsunuz swale'ler (tesviye egrileri yonunde acilan hendekler) kazmaya baslayacagiz yakinda. Birgun gazetesinde 27 Eylul'de cikan bir yaziya permakultur-turkiye grubunda rastladim. Seller oldukca ne yapacagini bilemez sekilde etrafa bakanlar keske okuyup ornek alsa...

SELLERİN SORUMLUSU, YILLARDIR ÖNLEM ALMAYAN YÖNETİCİLER
14:56 27 Eylül 2009

KEMAL AŞK: YAŞANAN FELAKETLER EROZYON, ORMANSIZLAŞTIRMA VE GECEKONDULAŞMANIN SONUCU

“Tokat’ı Selden Kurtaran Adam” olarak bilinen Orman Bakanlığı Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü eski Genel Müdürü Kemal Aşk, can ve mal kayıplarına yol açan sel felaketlerinin önlenmesi için, yıllardan bu yana İzmir dışında önemli hiçbir adım atılmadığını söyledi
engİN YAVUZ
izmir@birgun.net
“Tokat’ı Selden Kurtaran Adam" olarak bilinen Orman Bakanlığı Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü eski Genel Müdürü Kemal Aşk, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yaşanan sel baskınlarının sorumlusunun, “Gecekondulaşma ve ormansızlaştırma” olduğunu belirtti. Aşk, bu konuda yıllardır önemli bir adım atılmadığını belirterek, “Bu felaketlerinin suçlularını insanların dışında bir yerde aramayın” dedi.
1957 yılında İstanbul'da Alibeyköy Deresi'nin yukarı havzasında incelemede bulunurken, gecekondulaşma ve ormansızlaştırmayla kireç ve taş ocakları tehdidinin oluşmaya başladığına tanık olduğunu belirten Aşk, "İstanbul'da yaşanan sel baskınlarının suçlusu gecekondulaşma ve ormansızlaştırmadır. İstanbul için bunu 5 yıl önce kamuoyuna duyurmuştum. Geçen sürede hiçbir iyileştirme yapılmadığı için İstanbul ve çevresinde yeni felaket yaşandı” dedi.
Sellerin önlenebilmesi için yerel yöneticilerin, Çevre ve Orman Bakanlığı ile derelerin üst bölümlerinde "teraslama", "dere ıslahı" ve "ağaçlandırma" çalışmaları yapmalarını öneren Aşk, İzmir'de sel baskınlarını önlemek amacıyla Bornova Laka Deresi çevresinde önemli çalışmalar yapıldığını söyledi.
Orman Bakanlığı Erozyonla Mücadele ve Mera Islahı Tatbikatı Grup Müdürü olarak 1955 yılında Tokat'ta görevlendirildiğini hatırlatan Aşk, o döneme ilişkin çalışmalarını şöyle anlattı:
‘4 YILDA BAŞARDIK’
“1955 yılına gelinceye kadar Tokat sık sık sel baskınlarının yaşandığı bir yerdi. 1909 selinde Yeşilırmak kenarında Behzat deresinin ırmağa kavuştuğu yerde çadırlı ordugâhta bulunan 500 kişilik bir askeri birliğin sele kapılarak kaybolduğu söylenir. Bundan sonra anımsanan 1936, 1946, 1949 ve 1951 selleri de acı hatıralarla doludur. 1951 yılındaki sele tanık olan bir bakan, çektiği telgrafta 446 ev ve 122 dükkânın hasar gördüğünü, 22 kişinin öldüğünü bildirmiş. Bütün bu olaylar nedeniyle “Tokat selden Sivas yelden batacak” diye bir halk sözü oluşmuş. 1953-1955 arasında Fransa’da erozyonla savaş ve mesa ıslahı konularında ihtisas yapmıştım. Dönüşte Ağaçlandırma Şubesi emrine verildim. Dönemin ağaçlandırma şube müdürü ilk görev olarak Tokat’a gitmemi ve inceleme yapmamı istedi. İncelemenin ardından Tokat’ta çalışmak üzere görev istedim. Kabul edildi. İtalya’da ve Kuzey Afrika’da uygulanan erozyonla mücadele yöntemlerini Tokat’ta uygulayabileceğimi düşünüyordum.”
Bugünün parasal karşılığı ile 1.2 milyon lira harcama ile 1955-1959 yılları arasında seli önlemeyi başardıklarını belirten Aşk, şunları söyledi:
“1950’li yıllarda bir yerde sel meydana geldiğinde bunun ormansızlaşma sonucunda oluştuğu düşünülür ve ağaç dikmekle sorunun çözüleceği varsayılırdı. Çünkü Tokat’a gittiğimde 1953’te seli önlemek için dikilen 200 bin fidanın hiçbiri yerinde yoktu. Tokat’ta Behzat deresi su havzasında 26 bin hektarlık alanda çalışma yaptık. İlk olarak düşebilecek en şiddetli yağışları tutabilecek kapasitede, tesviye eğrileri yönünde hendekler kazdık. Toplam 200 hektar alanda hendekleme çalışması, üç çimento harçlı ıslah barajı ve 154 kuruduvar eşik ve 60 canlı baraj inşa ettik. 11 bin hektarlık bozuk baltalık orman sahasını ıslah edip verimli hale getirdik. Odun kaçaklığını önledik, havza genelinde yapılan otlatlamaları engelledik. 1955 yılında 22 Mayıs gecesi Tokat’a, 1951 yılında meydana gelen sel felaketine neden olan miktarda, dakikada metrekareye 1.4 metreküp yağış düştü. Bizim çalışmaları sürdürdüğümüz bölgelerde sel meydana gelmedi. Kimse zarar görmedi. Bizim çalışmalarımızı kuşkuyla izleyenler sonra bize güvendi, destek verdi. Halk, Tokat’ın selden kurtulacağına inandı.”
1956 yılında Sarıkaya, Çardıbat ve Kızılöz dereleri ile Gıjgıj Dağı’nı ıslah ettiklerini anlatan Aşk, “Gıjgıç Dağı kayalıktı. Buranın ağaçlandırılacağına kimse inanmadı. Dinamitlerle hendekler açarak taş duvarlı ve dikim çukurlu hendekler yaptık. Dikim çukurlarını taşıma toprakla doldurup ağaçlandırdık. Bir zamanların çıplak dağı şimdi Tokat’ta piknik alanı olarak kullanılıyor. 5.600 hektar bozuk meşelikleri budayarak daha çok sürgün vermelerini sağladık. Kovan getirtip köylere dağıttık. Ağaçlar gürleştikçe arıcılık gelişti. Yıllar sonra Tokat’a gittiğimde dağlara Ordu’dan kovan getirdiklerini gördüm. 1.200 hektar merayı ıslah ettik. Köylüyü meyveciliğe ikna edip 60 bin meyve fidanı dikilmesini sağladık” diye konuştu.
NESİN, TOKAT’TA...
1960 yılının bir Nisan gününde Akşam Gazetesi yazarı Aziz Nesin Tokat’a geliyor. Nesin, 19 Nisan 1960 tarihli gazetede Tokat için yazacağı iki makaleden ilkine şöyle başlıyor:
“Güzel Tokat yazısına güzel sözlerle başlamak istiyordum. Tokat için söylenecek, iç açıcı, güzel sözler de vardı. Bunların en başında Kemal Aşk adında ülkücü bir aydının Tokat’a yaptığı hizmetler geliyordu. Onun çalışmaları birçoklarımıza örnek olacak, içimize umut verecek değerde idi. Sizlere soyadı Aşk gibi, işine aşkla sarılmış Kemal Aşk’ın Tokat’ı sel felaketinden nasıl kurtardığını anlatmak isterdim. Kemal Aşk şimdi Tokat’ta değildir. Ama Tokat’ta herkes Kemal Aşk’tan, onun yaptığı yararlı işlerden konuşuyor.
Günün birinde Tokat’a Kemal Aşk adında bir yüksek orman mühendisi gelmiş. Tokat’ı çeviren dağlara çizikler açmış. Bu çiziklere binlerce, binlerce ağaçlar diktirmiş. 30 bin hektar araziyi ağaçtan kemerlerle çevirmiş. Yağmur yağdı mı aşağıya doğru akamıyor, çiziklerden yana doğru akıyor, ağaçları suluyor, her çizik bir kanal olmuş. Şehrin içinden baktınız mı, dağları kemer kemer çeviren çizikleri, kuşatan fidanları görürsünüz. Bu yüzden 1951’den bu yana Tokat’ta sel yok, durmuş. Yabancılar gelip Kemal Aşk’ın çalışmalarına hayran olmuşlar. Avrupa’da milletlerarası kongrelere katılmış. Tokat’taki görevinin adı Toprak Muhafaza ve Mera Islahı Tatbikat Grubu Müdürü. Bütün bu başarılarının sonucu olarak ne yapmışlar biliyor musunuz? Kemal Aşk’ı Tokat’tan alıp Ankara’da bir masa başı işine vermişler..”
EN BÜYÜK SEL
Tarihimizdeki en büyük sel felaketi 12 Haziran 1908'de Tokat'ta yaşandı. Sekiz, dokuz mahalle ve bazı bağlar selden perişan oldu. 6'sı cami, 6'sı han ve otel, 4'ü mektep, 2'si medrese, 2'si hamam olmak üzere 459 bina ya tamamen ya da kısmen harap olmuştu. İlk tespitlerde halktan 208, askerden de 15 kişi olma üzere 223 kişi boğulmuştu. Ancak verilen zayiat bundan çok fazlaydı. Sel felaketi üzerine yazılan destanlarda insan kaybı 2 bin olarak gösterilir. Tokat'ta sonraki yıllarda da sel baskınları oldu. Ancak 1955'te Orman Bakanlığı Erozyonla Mücadele ve Mera Islahı Tatbikatı Grup Müdürü olarak Tokat'ta görevlendirilen Kemal Aşk, ‘yağmuru düştüğü yerde tutmak gerekir’ diyerek, Tokat'ın çevresindeki dağları ağaçlandırdı. Derelerde ıslah çalışmaları yaptı ve yaptığı çalışmaların sonucunda Tokat'ta sel baskınları sona erdi. Kemal Aşk da "Tokat'ı selden kurtaran adam" olarak tarihe geçti.

1 yorum:

EmRe dedi ki...

Nağaralar atan mağara adamları dolu politika dunyamizda boyle adamlara yer yok biliyorsunuz. Hayran oldum adama.