14 Aralık 2009 Pazartesi

Bostancik'ta Seller Akiyor

Esyukselti (yagmur) hendeklerimiz ilk sinavlarinda biraz cuvalladilar. Gunlerdir dalgalar halinde uzerimize gelen yagmurun izin verdigi zamanlarda camur icinde hendek tamir etmeye calisiyoruz. Durumu yavas yavas toparlamaya basladik. Bugun bir dizi tamirat daha var, yarina yine yagmur geliyor bir gunluk aradan sonra! Ben de hazir nefes almisken biraz olup biteni anlatayim dedim.

Oncelikle tasma sonrasi duruma bir bakalim.



Araziye suyun girdigi yerdeki hendekte esyukselti hatasi oldugundan ona cok yuklenmemek icin suyun en azindan bir kismini by-pass yaptik.



10 cm capindaki drenaj borusu hendekten suyu tahliye etmeye yetmemis, uzerinden tasan su yoldan akarken cakillari acmis, alttaki drenaj borusu ortaya cikmis.



Karavanin onundeki cim alan arkadaki hendekten tasan su ile kaplanmis durumda.



Savak (tasma alani) isini en beceremedigimiz yerde suyun yaptigi zarar.



Bu serinin en sonundaki hendek, goruldugu gibi o bile tasti. En iyi isleyen savak bu. Su genis bir alana guclenmeden yayiliyor.

Daha detayli fotograflar icin Picasa'ya bakabilirsiniz.

Olup bitenin hendek yaklasiminin sucu olmadigini size anlatmam lazim ki bu teknigi kullanmayi dusunenlerin gozunu korkutmus olmayayim. Bizim yasadigimiz problemler benim gorebildigim kadari ile sunlardan kaynaklandi:

1. Yagmur cok asiri yagdi. Tabii hendeklerin 500 yilda bir olacak yagislari bile kaldirabiliyor olmasi lazim, ama yine de doganin tecrubesizligimize bakarak bize biraz olsun avans vermesini beklerdik, onun yerine rekor yagislarla bogusmak zorunda kaldik! Problemlerin busbutun bizim ibisligimizden olmadigini gormeniz icin yagis konusunda biraz detay vermem lazim. Yagmur basladiktan epey sonra disari bir kap koyup yagmuru olcmek aklimiza geldi. Ilk agir yagisi kacirmamiza ragmen kapta 120 mm su birikti. Bu metrekareye 120 kg su demek. Yani 1 metrekareye 6 tane su damacanasi ile su boca edildigini dusunun. Meteorolojiden buldugum kadari ile 2008'de Datca'nin 24 saat icinde aldigi maksimum yagis 56 mm. Datca ile ilgili tum zamanlar rekorunu bulamadim ama bize yakin Bodrum icin bu 1984 yilinda 85 mm olarak gerceklesmis. Velhasil ikna olmussunuzdur herhalde ki yagmur fena yagdi. Derelerimiz rafting icin uygun kivama geldi :-)

2. Uygulamali bilgi eksikligi. Her ne kadar kitaplardan epey calisip, kurslara falan gittiysek de tecrube eksikligi kendini gosterdi. Kurslarda zaten su toplama olayi 1 gunluk bir giristen ibaretti. Ozellikle hendeklerin su tasirma yerlerinin (spillway/savak) ne kadar onemli oldugu ve ozenle tasarlanmasi gerektigini gormus olduk.

3. Bizim hendek sistemi uygulamamiz tipik bir sistemden daha zorlu cunku arkadaki buyuk bir alandan araziye giren suyu hendekler ve bunlari biribirine baglayan kanallar veya tasma alanlari ile biribirine baglayarak suyu yavas yavas arazinin altina dogru gezdirerek emdirmeye calisiyoruz. Yani bizim hendekler sadece cok buyuk yagmurlarda tasmayacak, sistemin normal isleyisi bunlarin seri halinde tasarak bir sonrakini doldurmasi uzerine kurulmus durumda. Bu tasarim yagmurla birleserek tasma yerlerindeki hatalarimizi daha fena gozumuze soktu.

Bu olaydan aldigimiz dersleri kisaca listelemek gerekirse:
- Alan, yagis miktari, beklenen su, tarihsel yagis kayitlari calismalarini titizlikle yapmak sart
- Hendek yapimi yillara yayilabilir, once kolay olanlardan baslanabilir. Gerci bu is makinesinin arazideki isini bir kerede bitirmek amaci ile celisiyor. Ayrica bazen cok kolay uygulamalar bazi problemleri gormeyi sadece ertelemis oluyor. Belki de en iyisi tecrubeli birilerinden yardim almadan (ozellikle riskli durumlar var ise) bu ise kalkismamak.
- Hendekler mutlaka esyukselti egrisi uzerinde olmali
- Hendeklerin yerlerini secerken oncelikle nereden tasirilacagi bulunup, o alan hic zarar gormemeli (uzerindeki bitkiler ellenmemeli, kazilmamali, vs.). Bu alan olabildigince duz olmali ki tasan su genis bir alanda yayilarak topraga zarar verici bir guce ulasamasin.
- Hendeklerin her iki duvari da egimli olmali. Yani U harfi sekli yerine tabani duz bir V harfi dusunun.
- Tasma alanlarinin (savaklar) baslangici yani hendekten tam tastigi yer en az bir metre olmali ve tamamen terazide olmali.
- Tasma alanlarinda suyun akisini engelleyecek seyler olmamali. Biz sozde topragi korumak icin kimi yerlerde dallar, kimi yerlerde delikli tuglalar koymustuk, deliklerini kanal olarak kullanacak sekilde. Ama butun bunlar suyu baska taraflara yonlendirip oralarda topragin yarilmasina neden olmus.
- Toprak eger killi ise hendekler daha da derin olmali.
- Hendeklerin kapasitesi buyuk yagislari kaldirmali. Yani derinlik ve genislik belirlenirken ortalamalar degil maksimumlar goz onunde bulundurulmali.

Gecenin bir yarisi hasari gorunce, hemen aklimiza gelen tanidiklara mail attik. Mustafa, Penny, Yuri, Steve. Hepsi de cok cok ilgilenip, uzaktan olabildigince durumu anlayip yardimci olmaya calistilar. Ozellikle Penny ve Mustafa detayli oneri ve moral duzeltici sozleriyle bize cok destek oldular. Penny'nin mailinin girisini sizle paylasmadan edemeyecegim :)

<<
First of all: Congratulations! You clearly have alot of water flowing across your property. This is a great opportunity for you to learn the finer dynamics of swales and water harvesting for large volumes of water. What a gift! This is how you can really learn.
>>

10 yorum:

okivanc dedi ki...

Bu konuda hicbirsey okumadigim ve fotograflardan tam olarak ne yaptiginizi anlamak da pek kolay olmadigi icin iki sorum var. Birincisi, sizin arazinin icinden gecen tum suyu kullanmaya calisarak yaptiginiz planlar suyun miktari fazla oldugu icin calismadigina gore acaba suyun sadece bir bolumunu sizin sistemin icinden gecirmek gibi bir cozum olabilir mi? Geri kalanini da ise baslamadan once suyun zaten kendi kendine olusturdugu kanallara verseniz. Burada mantik arazide kullanacaginiz hicbir genislikte hendek veya borunun size gelen suyun miktarini kaldiramayabilecegi olasiligi uzerine kurulu. Ikinci konu da, bu kazilan hendekler, savaklar ve duvarlar aslinda ciplak olmasa yani uzerlerinde bir miktar koklu bitki olsa belki de bu denli bir tahribat olmayacakti. Karsilastiginiz bu "extreme" yagis durumunda cok radikal degisiklikler yapmak yerine su anki sistemin uzerinde biraz bitki ortusu gelismesine ve sistemin guclenmesine zaman verseniz mi? Tabi bariz arizalari giderdikten sonra...

tugrul dedi ki...

Arazinin icinden gecen suyu arazinin icine girmeden iki taraftan gecen dereye verebiliriz ama bu:
1. oldukca masrafli kanallarin kazilmasi demek
2. bunu arazide kullanmak varken girmeden disari atmak istedigimiz birsey degil

Bu seferki yagmur benzeri yagmurlarda tum hendeklerin tasacagini gormus olduk zaten. Plan, en son tasan suyun arazinin tam ortasindan gecen dereye katilmasi. Yani suyun fazlasinin gidecegi yer konusunda sorun yok. Bizim problem tasmalarin iyi olmamasi. Bu konuda da senin dedigin gibi radikal degisiklikler yerine bitki ortusune agirlik verecegiz. Sadece en problemli savak onune tastan bir yarim kanal yaptik, bitkilerin basladigi yere kadar. Geri kalanini bitkilerin halledecegini umuyoruz.

Meyvelitepe dedi ki...

Geçmiş olsun. Moralinizi bozmayın, bence yine de iyi iş görmüş kanallar.

Bu mevsimde suyu hendeklerde tutmak yerine en kısa yoldan drene etmek daha iyi olmaz mı? Belki hendeklerin taşma noktası olarak tebit ettiğiniz yerlerini dikey bir kanalla birleştirip suyu atmak işe yarar. Baharda bu taşma noktalarını kapatarak yağacak yağmuru tutabilirsiniz.

tugrul dedi ki...

Bu yil bizim icin iyi bir gozlem yili olacak. Benim anladigim kadari ile yetistirilen bitkilere zarari olmadiktan sonra ne kadar su depolayabilirsek o kadar iyi. Duz alanlari basan su 3-4 saat sonra kayboluyor. Eger burada ekili bitkiler icin (diyelim arpa, bakla) bunun bir sakincasi yoksa o zaman geriye bir tek sorun kaliyor, o da savaklardaki erozyon. O konuda da az sayida bitki bile inanilmaz is goruyor. Ilk panikten sonra yaptigimiz gozlemlerde savaklarin cogunda durumun bekledigimizden cok daha iyi oldugunu gorduk. Bakalim bu arada yaptigimiz tamiratlar nasil bir sonuc verecek?

evren dedi ki...

Gecmis olsun. Bu tecrübelerinizden sadece siz degil, bu ise girisecek baskalari da faydalanacak, emin olun. Bir tür "Esyükselti hendegi kardesligi" falan bile dogabilir zamanla :) Penny'nin yazdiklari da ne dogru. Insan bazi seyleri ancak yasayarak ögrenebiliyor. Bu arada uzaktan yardima yetisebilen dostlarin olmasi ne güzel...

sinan dedi ki...

valla sabriniza ve azminize hayranim. olanlari felaket gibi degil de (gerci ortada felaket denecek bir durum da yok aslinda)deneyim olarak ele alip moral bozmamaniz bile dogru yolda oldugunuzu gosteriyor. Bize odtudeki calistayda ilk soyledikleri seylerden biri de suydu: "if it's not fun, it's not sustainable."... su anki ruh haliniz ne kadar eglenceyi kaldirir bilmiyorum ama yine eglenerek zevkle herseyi yoluna koyacaginizdan eminim...

Cevat - Zeynep dedi ki...

Akıl veren çok olur ama; hendeklerin önündeki toprağın altından (tahliye seviyesinden) 15'lik Pimaş (yeterli sayıda) geçirseniz ve üzerini tekrar toprakla kapatsanız. Hem tahliye borularınız görünmez hem de erozyon da olmaz. Yükselen su bu boruların içerisinden hendeğin dışına tahliye olur. Selamlar

Pinar dedi ki...

Sinan'cim, gecenin bir yarisi araziyi o halde gorunce dogrusu moraller eksiye kaydi, ama ilk soku atlatip da hasar tesbiti yaptiktan sonra cok daha iyiydik. Ve baglantiya gectigimiz daha tecrubeli arkadaslarimizin yorumlariyla aslinda ne kadar sansli oldugumuzu iyice farkettik. Elimizin altinda boylesine bir su var ve onu kontrollu bir sekilde arsamiza gomme sansimiz! Bundan daha guzel ne olabilir ki. Suyun en son arsa icindeki dereye karisirken topragi da goturme ihtimali korkunctu ama onu guzel bir sekilde becerdik.

Bazi seyler yapmadan ogrenilmiyor. Bizim gibi iki cicegi burnunda permakulturcu icin performansimiz hic de fena degil diye dusunuyorum!;)

tugrul dedi ki...

Cevat-Zeynep, ne sansliyiz ki bizim durumu uzaktan izleyip akil verecek kadar dostlarimiz var, hepinize tesekkur ederiz.

Bahsettiginiz teknigin bir benzerini ilk hendegin yol tarafindaki safaginda kullanmaya calistik ama tek boru ile oldukca yetersiz kalmisiz. Simdi yolun uzerinden iri cakil/tas doseli bir kanal yaptik, kapasiteyi artirmak icin.

Aslinda gecirimsiz borularla suyu kisa devre yapmak pek arzu edilen birsey degil. O yuzden genellikle arazinin nispeten duz kisimlarina tasirip orada yavasca emilmesini saglamaya calisiyoruz.

Simdi gozlem yapmaya devam, eger yagislar surekli bu sekilde olmazsa, yani her hafta her yeri sular kaplamazsa sistem oldukca iyi bir hale geldi. Ama asiri yagis olaylari cok sik olursa o zaman bahsettiginiz turden drenajlar yapmak korkarim gerekli olacak.

tülay dedi ki...

sevgili arkadaşlarım, çalışmalarınızı, azminizi ve herşeyin iyi yanını görme huyunuzu çok takdir ettim. bravo ! yola devam :)