19 Aralık 2008 Cuma

Meet "Payam"



Eveeeet, Payam dun bizim aileye katildi. Hikayesi de soyle: Yakinda bir bulasik makinasi aliyoruz. Tahmin edin nereye kurulacak? Evet, bildiniz camasir makinasinin yanina, disariya! Yalniz bu sefer OSB'den kutu yapmak yerine, Tugrul'un aklina daha kolay bir cozum geldi: kalin musambadan kilif yaptiracagiz. Iste Payam'la da o kilifi yaptiracagimiz dukkanin yaninda karsilastik. Kendi kendine keyifle oynuyordu. Epeydir buralara bir kedi lazim diye dusunuyorduk. Payam'i gorunce "hah, iste o kedi bu kedi!" dedik. Dukkanin sahibi ile aramizda su konusma gecti:

P: Disarda bir yavru kedi var. Acaba sizin mi?
DS (Dukkan sahibi): Bizim degil ama buralarda bakiyoruz.
P: Peki biz calsak? (en sevimli haliyle, gulumseyerek)
DS: Iyi olur valla.
P: Cok tesekkurler. (Kediyi ensesinden cekinerek havaya kaldirir ve arabaya biner)
DS: Bir dakika, anne arkadan miyavliyor, onu da alsaniz! (Pinar ve Tugrul 3 kopek, 2 kedi, akil sagligi, Datca'dan bir yerlere gidisler nasil olur gibi cesitli dusunceleri kafalarindan hizlica gecirirler)
T: Evde 3 kopek var. Anne nasilsa buralara aliskin, bari ufakligi kurtaralim.
DS: Aslinda cok guzel bir kedi. Gozleri de pek "şatır". (Eve gelince hemen internete bakilir. şatır: Neş'eli. Şen. (tr-en) merry, in good spirits. )
P: Eger cok problem olursa, yarin geldigimizde anneyi de aliriz. Iyi gunler.

Iste boylece eve kucagimizda bir kedi ile geldik. Isminin kaynagina gelince; Ece kopeklerimize Zeytin ve Uzum isimlerini verince, neden Payam koymadiniz birini demisti bize. Ben de ona eger bir kedimiz ya da kopegimiz daha olursa, sana soz adini Payam koyariz demistim. Belki bilirsiniz, payam buralarda badem demek. Yolda Ece ile karsilastik. Hemen kediyi gosterip, adini Payam koyduk dedik. Ece bos gozlerle bakinca, cocuk hafizasinin ne kadar kisa donemli oldugunu hatirlayip Tugrul'la gulustuk.

Arsada, arabadan karavana hizlica kucagimizda kacirdik. Bir ufak sosisle aramizdaki soguklugu giderdik. Butun bir aksam, kirik findik kabuguyla ve bir iple deliler gibi oynadi. Onun icin hazirladigimiz guzel kutuya ilgi gostermeyip, koltugun sirt minderinin tepesinde, UPS'in ustunde, gobegimizin ustunde, ya da kolumuzun altinda uyukladi.

Sabah Zeytin, Uzum, ve Layka ortalikta kosarken, karavanda Tugrul'un kucaginda bir tislayisi vardi ki duymaliydiniz. Cikardigi sesler boyundan buyuktu! Bir sonraki asama, bizimkilerle tanistirmak!

2 yorum:

sinan dedi ki...

valla sizinkilerle nasil tanisacak cok merak ediyorum. ama pek tatli biseymis. sizin kucaginizdayken fotosu var mi? tek basinayken boyutu tam anlasilmiyo.

EmRe dedi ki...

Bunu pasta niyetine 5 cayinda yiyebilir miyim? Feci bisi. Iggggggghhhh (sevgiden icin uyusmasi efekti). Umarim kopeciklerle anlasabilir :)