10 Haziran 2009 Çarşamba

Keciboynuzu cekirdeginin hikayesi

Arsamizda cok ulu agaclar yok. Ama bir tane, her daim yesil, kollarini dort yana kocaman acmis, cok sevdigimiz bir keciboynuzu agacimiz var. Buralilar "harup", "harnup" da diyorlar. Keciboynuzunun meyvelerini degerlendirmek icin pekmezinin nasil yapildigini burada cok sordumsa da, internetten de epey bir bakindimsa da pek faydali bir bilgi bulamadim. O yuzden, bol bol yemeye calisiyoruz. Yedikce icinden cikan cekirdeklerini ise atmaya kiyamiyorum.



Bugun uyesi oldugum gruplardan birine (Kaybolan Tatlar) bir mail geldi. Keciboynuzu cekirdegi (tohumu) ile ilgili. Cok hosuma gitti, sizlerle paylasmak istedim:

"KEÇİBOYNUZUNUN Yunanca adı keration. İngilizce de carob, Arapça da ise kırrat. (Yoresel ismin bu isimlere benzerligine dikkat!) Keçiboynuzu tohumu yüzyıllar boyunca elmas ölçmek için kullanılmış. Elmaslar keçiboynuzu tohumu ile tartılarak satılmış. Bu yüzden keçiboynuzu, kırat ya da karat denilen ölçüye adını vermiş.

PROFESÖR Dr. Aydın Akkaya şöyle yazıyor:
Keçiboynuzu çekirdeği doğada ağırlığı değişmeyen tek tohumdur... Bütün tohumlu bitkilerden yalnız keçiboynuzu uzun süre suda bekletildikten sonra filiz verebilir. Bu hem çok kuruduğu ve meyvesinden çıktıktan sonra son ve sabit ağırlığını aldığı için hem de içine su alması olasılığının çok az ve çok uzun zamana bağlı olduğu içindir.

Bu nedenle Araplar, Selçuklular ve Osmanlı döneminde ağırlık ölçüsü olarak kullanılmıştır.. . dört tanesi bir dirhem eder. Dirhem değişmekle birlikte 3 gr. ağırlığı temsil etmektedir.. . Satıcı iki dirhemlik bir şey satarken (8 çekirdek) lütfedip 1 çekirdek fazla tartarsa bu, malı alan kişinin itibarını gösterir. Olağandan fazla giyinen, süslenen vb. kişilere de "iki dirhem bir çekirdek" denmesi bundan kaynaklanmaktadır."

6 yorum:

zencefil dedi ki...

Pınarcım merhabalar,
Böyle bir ağaca sahip olduğunuz için çok şanslısınız... O çok sağlıklı keçiboynuzlarını rendeleyerek keklere ve kurabiyelere şeker olarak ekleyebilirsin. Ben tarif ettiğim şekilde çok kullanıyorum, süper oluyor.
Sevgiler...

okivanc dedi ki...

Kucukken biz de bu mevsimde golun yamacindaki harnup agaclarindan yerlere dokulmus ama henuz kuruyup acilmamis meyvalari toplayip yerdik. Aslinda uzun iki kenarindaki etli kismi cigneyip tatli suyunu emmerdik demek daha dogru olur. Cekirdekli kismina gelince atardik. Kokusunu pek de fazla sevmedigimi hatirliyorum. Sizinkilerin kokusu nasil?

tugrul dedi ki...

Ben keciboynuzuna yeni yeni alisiyorum. Gecen sene ilk denemelerimde pek sevmemistim. Galiba tam olgunlasmamisti o zamanlar. Sonradan biraz daha sevdim. Ogleden sonrasi caylarinin yanina cok iyi gidiyor. Ozellikle hafif tatli ve zor yeniyor olmasi benim icin ideal. Cunku bir bardak cay ile duzinelerle biskuvi goturebiliyorum :-)

Pinar dedi ki...

Asli'cim, rendeleme isini mutlaka deneyecegim! Dogrusu rendelenebilecegi hic aklima gelmemisti.

Onder'cim, dogrusu kokusu dikkatimi hic cekmemis. Simdi bir tane yiyorum. Kokusunu hatirladim!:) Ama dogrusu benim hosuma gidiyor. Belki kucukluktendir. Simdi yesen, kimbilir, belki de hosuna gider.

fzc dedi ki...

4 tanesi 3 gr gelmiyor. 16 tanesi 1 dirhem ediyor ve 2,8 gr geliyor.

ezgi köse dedi ki...

Ben de 16 tanesi 1 dirhem diye biliyorum yalniz bu da 3,2 gram yapmaz mi?